yenisekme

Gülecekseniz ki güleceksiniz, ben bi anlatayım sonra gülün.

Issız bir adaya düşecek olsam yanıma en sevdiğim üç şeyi almam. Özlemek bana daha makul geliyor.

Bundan aylar önce İzmir kordonda bir bankta bana “sen tam bir odunsun” demesinden 15 dk ve beni terk etmesinden bir saat önce her şeyden habersiz yüzünü şimdi tam çıkaramadığım ama çok güzel olduğunu hatırladığım bir kızı aynı zamanda veda busesi olduğundan bihaber ilk kez öpüyorum. Yüz hatlarını ezberlemeye imkan bulamayacak kadar kısa ilişkim olan birini özlüyorum şimdi çünkü aklıma özleyebileceğim başka bir şey gelmiyor.

Size tavsiyem uzak bi yere uzun süreliğine giderken yanınıza aldıklarınız kadar geride bırakacaklarınızı da özenle seçin. Bazen onlara daha çok ihtiyacınız olabiliyor. Benim gibi gerçekten yaşadığınızı ya da hayalini kurduğunuzu tam ayırt edemediğiniz bir kaç flu anıya saplanıp kalmayın.

"Self confidence is everything." "Risk budur."

Bana kaliteli eğitim diye gelme ODTÜ, öss de en yüksek puanlı bölümler bende deme Boğaziçi, dünya sıralamasında en üstteki Türk Üniversitesiyim tribini bırak İTÜ, yayınladığın makaleler beş para etmez İstanbul Üniversitesi, şöyle bir öğretim üyen olmadıktan sonra.

"If a student says i find physics boring and dull it’s simply means one thing: bad teacher."

really simple demez mi bi de. altıma sıçayazdım resmen

really simple demez mi bi de. altıma sıçayazdım resmen

Her erkeğe nasip olmayacak bi olayla karşı karşıya geldim: saçımı tam istediğim gibi kestirdim. Ama başka bi şehrin berberine. Şimdi İstanbulun tüm berberlerine teker teker gidip “bir gün sana traş olmaya gelirsem saçımı böyle keseceksin” diyorum. Pendik Kartal Maltepe bitti. Kadıköye doğru geliyorum, uzayıp şekli bozulmadan Anadolu yakasını bitirmek niyetindeyim.

43 plays

Ala Hop Tereyağlı Ballı Ekmek


Hiç bir insan evladı ıslak bi şekilde omuzlarını büzerek oturup kendi kendine “ellerim de ne kadar üşümüş” diyecek kadar yalnız olmayı haketmiyor.

Saat 06:30 AM. Kamil Koçun Ataşehir terminalinde servislerin önünde durmuş bir şehre hiç kimseye haber vermeden gelmenin ne kadar saçma olduğunu düşünüyorum. Nereye gideceğime karar vermeye çalışırken soğuktan olduğum yerde zıplıyorum. Karede eksik olan tek şey mola yerlerinde dayanamaz içmek için otobüsten iner üşürüm diye almadığım sigara ve o sahnede sigaranın yokluğu RTÜK sansürüne takılmış kadar eğreti. En nihayetinde üşüyor ve ıslanıyordum üstüne üstlük sigarasızdım.

Refleks olarak sol arka köşesine geçtiğim soğuk serviste kendime gelecek kadar bileklerimi acıtarak elimi sıktığım ana kadar aklımdaki tek şeyin soğuk ve üç hafta önce annemin arayıp üzerine yağmurluk bişeyler al tembihine verdiğim alaycı tepki olduğunu düşünürken servisin rotası o arada şunu da aklettiğimi gösteriyor: hiç kimseye haber vermeden geldiğin bi şehirde pazar günü sabaha karşı 6da çat kapı gidebileceğin tek yer ailenin evidir.

Gün daha ne kadar boktan bi hal alabilir ki derken saat 7de gergin bi şekilde zili çalıyorum: 

- Tam o sırada James gitara uyum gösterme endişesi gütmeden “Mama they try and break me” diyor

- Öff Pöff yerine kahkahayla açılan bir kapı, sıcacık ya da ılık değil kaynar bir duş, yatılı okunan lisede karışmasın diye köşesine adının ilk harfi (aslında arkadaşların arasında ilk adın yerine tercih edilen soyadının ilk harfi) nakşedilmiş dar gelen çamaşırlar, sabah sabah ne rahatsızlık verdim diye düşünürken önüne konan sıcak çay ve huzur kelimesinin tanımını bulduğu, önce tuzlu sonra tatlı kuralımı bozabilecek yegane güç, dünya üzerinde hiç bir teknolojinin daha lezzetlisini yapması kabil olmayan anne elinden çıkmış tereyağlı ballı ekmek…

Şu an evrenin ensesinden tutup: bak istedim mi oluyormuş di mi! demek istiyorum.

Hayatimda ilk defa kendimi bu denli bok gibi hissederek ve yatagin izin verdigi olcude cenin pozisyonu almis vaziyette uyandim. Ve yine ilk defa `ulan su basini alip gitmek ise yariyor mu acep` dedim. Artik cocuklugumuzdan beri nasil isledilerse beynimize kendimi Bodrumda buldum bi anda. 

Hic `Bodrum yaniyor yea` tribine girmicem zira yas ortalamasi 65 kilo ortalamasi 107. Tek basima bu degerleri bir hayli asagiya cektigim icin bando mizika takimiyla karsilandim zaten. Belediye Baskani yaptigi anlamli konusmada duygularini su sekilde ifade etti: `Biz normalde ilce sinirindan iceri damsiz almiyoruz, bu sapi da almazdik ama sezon olu oldugu icin bu tur genc ve zayif girisimcilere ihtiyacimiz var. Yoksa.. tipe bak…`

Bi de biz fotograf cekmeyi bilmiyoruz. Hani isik oyunlari yaptik, kasten flu cektik tribine falan girdik ama alakasi yok, ogrenmek lazim.

Izmir iyiymis lan..

O kadar mesudum ki

İsmini bilemediğim için yıllardır aradığım ama bulamadığım efsane bi animasyon ve en güzel bölümlerinden biri : http://www.youtube.com/watch?v=nFZZxOHHZlo

Çocukların dünyasında adı konmamış kuralların adını koyan; kralı, vatandaşları, anayasası olan bir ülke playground (oyun alanı) ve tüm çağlarını kapsayan recess (teneffüs). 

Oyun parkını yıkacak etkin güçlere Kum Ba Yah eşliğinde direnen bi okul. Oturun izleyin lan hepsini. 

Hapishane dizisi değil bir ders kitabıdır Oz.

Derdini konu başlıkları halinde anlatan, kırmızı kalemle başlık atıp madde madde açıklayan bir Ahmet Buhan kitabı titizliğinde konusunu irdeleyen bir başyapıt.

Suçlu zihniyetini, mahkum psikolojisini, adalet kavramını, intikam duygusunu, ıslah sürecini bu budur şu şudur demeden her şeyi çıplaklığıyla ortaya koyan ardından çözümlü örnek gibi sana uygulamasını gösteren bir etüd adeta.

5 sezon boyunca Aryanıyla, Müslümanıyla, İtalyanıyla, Latiniyle, Siyahisiyle, eşcinseliyle dolu bir mekanda, birbirini kesen, öldüren, zehirleyen, türlü oyunlarla alteden, birbirlerine tecavüz eden hiç bir yazılı ve sözlü kanunu tanımayan, (bize göre) şuçlu insanın yeri geldiğinde tek yürek olup hocanın öğrenci zili çaldı ikazına gerek bırakmadan sınıfına dönüp sırasına usluca oturan çocuklar gibi, içinde kime duyacağını bilemediği (tanrıya mı insan doğasına mı topluma mı) öfkeyi, serzenişi, o eli kolu bağlanmışlık hissini boğazınızda oluşan yumruk kadar büyükleriyle cama vurarak, ellerinden gelen tek yolla göstererek bir nevi saygı duruşu niteliğindeki tarihi protestosudur.

Bu arada Lost çok manyak bir dizi yeaa.. Evet